KategorilerSpor ve Sağlık

Tartı takıntısı!

Ayna karşına geçince mutluluğunuz azalıyor mu?

Tartıda gördüğünüz rakam hızla azalırken mutluluğunuzda aynı oranda artıyor değil mi? Hatta diyetinize bunun verdiği mutluluk ile devam ederken kilonuzun hız kesmeden azalmaya devam edişini, büyük bir keyifle takip ediyorsunuz. Sonra bir gariplik sezmeye başlıyorsunuz. Çünkü mutluluğunuzun ivmesinde sapmalar yaşanmaya başlamışsınızdır. Tartıda gördüğünüz rakam, ayna karşısında görmek istediğiniz bedenin karşılığı olmadığını fark etmişsinizdir. Çünkü zayıflamanın cılız gözükmek olmadığını hatırlamaya başlamışsınızdır. Kendinize göre oluşturduğun düzende yemek yemeyerek veya kendimizi çok kısıtlayarak muhteşem sonuçlar almayı beklemenin hüsran ile sonuçlanacağını söylemek gerekir!

Peki niçin diyet yapıp, kilo verirken; elde etmek istediğimiz sıkı görüntüden uzaklaşıyoruz ?  

Tartılmanın belli bir sınırı olmalı…

Diyet yapma adı altında bedenimizi sağlıksız olduğunu düşündüğümüz gıdalardan yoksun bırakarak, tartıda gördüğümüz rakamın düşmesini başarı olarak kabul ediyoruz. Zayıf bir bedenin karşılığına 55 kilo ve altı rakamları yakıştırıyoruz.

Çok yemediğimizi, tatlı tüketimim kısıtladığımız, sağlıksız ürünlerden uzak durmaya çalıştığımızı iddaa ediyoruz. Dilimde sürekli diyet kelimesi var ve günlük hayatımızda spora zaman ayırmaya çalışıyoruz. Ama yine de olmak istediğim fit, sağlıklı ve güçlü görüntünün yakınından geçmediğimizi görüyoruz…

Dikkat etmemize rağmen neden bölgesel yağlarımızdan kurtulamıyoruz?

Beslenme ve egzersiz biçimimizde yaptığımız çok fazla yanlış bulunmaktadır. Ama bunlardan önce en büyük yanılgımızı kabul edip; sürekli tartılmaktan vazgeçmemiz gerekiyor. Tartıda gördüğümüz rakamın değil, vücut yağ oranımızın ayna karşısındaki mutluluğun kriteri olduğunu öğrenmeliyiz. Vücudumuzdaki sıklığı belirleyen temeller yağların fazlalığı ve kas kütlemizdeki azlıktır.

VÜCUT YAĞ ORANI DEĞİŞİMİNİN ETKİSİ NASIL OLUR?

Doğru beslenme ve spor programı ile yağ oranımızı düşürürken, kas kütlesi kazanırız. Vücut kıvrımlarında belirginleşme başlar ve özellikle bel bölgesinde biriken yağlarda azalma meydana gelir. Hafifledikçe metabolizmamız hızlanır ve daha rahat hareket etmeye başlarız. Spora ayıracak enerjiyi kendimizde buluruz. Değişimimizi gördükçe motivasyonumuz artar ve kendimize daha çok inanmaya başlarız. Tartıdaki rakamın değişmediği durumlarda bile bedeninizde etkili sonuçlar aldığımıza şahit oluruz. Çünkü yağdan kilo kaybederken, aynı oranda kastan kilo alırız.

Günlük spor alışkanlığı ile yağ kaybı ve kas kazanımı sürecini hızlandırabiliriz.

Vücudumuzun görüntüsünü ve sıkılığını etkileyen en büyük etken biri de kas kütlesidir ve bunların üzeri yağ dokusu ile kaplıdır. Yağ dokumuzdan kilo vermemiz ile açığa çıkan boşluğu kas kütlesiyle doldurmamız halinde vücudumuzdaki değişim belirgin hale gelmeye başlar. Bilinen en büyük yanlışlardan biri de budur. Kaslar yağa dönüşmez ya da tam tersi! İki doku birbirinden çok farklıdır.

Kaslarımız; gelişimi için ihtiyaç duyduğu besinlerin bizler tarafından yeterli düzeyde karşılanmadığı durumlarda hacim kaybı yaşar ve yerini yağ dokusuna bırakır. Kilo vermeye çalışırken, istediğimiz görüntüye bu yüzden ulaşamıyoruz. Protein oranı yüksek, basit şekerlerden uzak duracağımız bir düzene, düzenli sporu ilave ederek hedeflerimize ulaşabiliriz. Bedenimizin enerjisinin yerinde olması için ihtiyacı olan besini vermemiz gerekiyor. Aksi durumda güçlenmesini ve yağ kaybetmesini sağlayacak egzersizleri yapmaya motivasyon bulamayacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir