KategorilerFaydalı Bilgiler Fit Blog

Diyetisyenlerin En Sık Karşılaştığı 5 Soru ve Cevapları

1) Ekmek yemesem olmaz mı?

Ekmek yemeyi sevdiğiniz halde bunu soruyorsanız olmaz. Ekmek, günümüzde medya aracılığı ile kilo aldıran, baş düşmanımız ve diyet denince beslenmeden çıkarılması gereken ilk besin olarak beynimize kazındı. Ancak ekmeğin tarihimizde, kültürümüzde, alışkanlıklarımızda çok büyük yeri olduğu gibi besleyiciliği de bizim için oldukça önemli. Ekmek bizim için karbonhidrat kaynağı bir yiyecektir ve vücudumuzun ana yakıtı karbonhidratlardır. Bu nedenle ekmek sevmiyorsanız bile ekmek yerine geçen tam tahıllı başka besinlere porsiyon kontrolü ile beslenmenizde yer vermelisiniz.

2) 3 günde 3 kilo verdiren diyetleri yapmalı mıyım?

A-B-C diyeti, detokslar vb. size kilo verdirmez. Tükettiğiniz ve harcadığınız enerji arasındaki negatif denge ağırlık kaybetmenizi sağlar. 3 günde hiç su içmeyerek de 3 kilogram kaybedebilirsiniz ancak 4. gün su içmeye başladığınızda tekrar geri kazanırsınız. Aynı mantıkla 3 gün çok kısıtlı bir diyet ile hızlıca ağırlık kaybedersiniz ancak normal miktarlarınıza döndüğünüz anda kaybettiğinizi aynı şekilde hızlıca geri kazanırsınız. Diyette amacınız hız değil, onu ne kadar sürdürebileceğiniz olursa uzun vadede başarıya ulaşırsınız.

3) Diyet yapmak aç kalmak mıdır?

Diyet, kelime kökeni olarak “beslenme veya yaşam tarzı” anlamına gelir. Aç kalmak, diyet prensiplerinin tam tersidir. Diyet; alışkanlıklarınıza, rutininize, fiziksel aktivite seviyenize, sevdiğiniz/sevmediğiniz yiyeceklere, vücudunuza uygun olarak programlanmış beslenme rejimidir.

4) Çok yesem de kilo alamıyorum. Ne yapmalıyım?

Ağırlık kaybetmek kadar kilo alarak ideal ağırlığına ulaşmayı hedefleyen ve ne yapsa başaramayan da birçok kişi var. Kan tahliliniz yapıldı ve hiçbir sorun görülmediyse kilo alamamanızın tek sebebi yeterli enerjiyi alamıyor veya aldığınızdan fazlasını harcıyor olmanızdır. Miktarlar, düzenler kişiden kişiye çok farklılık gösterse de genel olarak yapabileceklerinizi şu şekilde sıralayabiliriz.

  • Öğünlerinize çorba ile başlamayın. Enerji değeri yüksek olmayan ancak midenizde doygunluk yaratan çorbayı ana yemeğin sonrasında tüketin.
  • Yemeklerden 30-45 dakika önce su tüketmeyin ki hacim olarak dolu bir mideyle sofraya oturmayın.
  • Küçük hacimlerde büyük enerjiler almaya çalışın. Her tükettiğiniz yiyeceğe enerji değerini arttıracak ilaveler yapın. Örneğin; Sütünüzü mutfak robotunda muz, bal, fıstık ezmesi ile karıştırın, salatalarınıza ceviz, meyve vb. ekleyin, çorbalarınızı tavuk suyu, kıyma ile zenginleştirin.
  • Paketli ürün ve hazır yemek tüketiminize dikkat edin. Bunlar yüksek enerjili yiyecekler olsa da uzun vadede düşündüğümüzde iştah keserek bir sonraki öğününüzü yapmanıza ve günlük almanız gereken enerjiyi tamamlamanıza engel olabilirler.
  • Atıştırmaktan kaçının. Ayaküstü yapılan atıştırmalar yemeniz gereken miktarlara ulaşmanızın önüne geçerken yine sonraki öğünler için iştahınızı kapatmaya sebep olur. Öğünlerinize en az 15 dakika ayırın ve masada oturarak yemeye özen gösterin.

5) Komşumun/arkadaşımın diyetini yapsam olur mu?

Her zaman söylediğimiz bir söz vardır: “Beslenme kişiye özeldir”. Bir yakınınız diyetisyene gitmiş ve ona bir beslenme programı verilmişse bu size değil ona uygun bir programdır. Onun cinsiyeti, yaşı, boyu, ağırlığı, vücut tipi, varsa alerji ya da başka sağlık sorunları, gündelik alışkanlıkları, fiziksel aktivitesi ve daha birçok faktör düşünülerek hazırlanmıştır. Özetle komşunuzla aynı ağırlıkta bile olsanız bu onun diyet listesinin size uygun olacağı anlamına gelmez. Bu sürece başlamak gibi bir düşünceniz varsa size özel yazılmış bir program ile doğru bir yol izleyebilirsiniz.

INSTAGRAM: @diyetisyenecenurbahar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir